Gençlik Federasyonu İnsan Hakları Komisyonu Sekreteri Naz Aktunç, atanmış hükümetin “Meclis”i kapatarak “Yasa Gücünde Kararname” ile çıkardığı ve Anayasa Mahkemesi’nin bugün iptal ettiği “hayat pahalılığının 9 ay boyunca maaşlara yansımasının engellenmesine” karşı eylem yapan sendikacılara, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı‘na bağlı polis teşkilatı tarafından uygulanan orantısız gücün sorumluları hakkında işlem yapılması çağrısında bulundu
Aktunç: Orantısız gücün sorumluları hakkında işlem yapılmalı
Gençlik Federasyonu İnsan Hakları Komisyonu adına yazılı açıklama yapan Aktunç, hayat pahalılığı ödeneği düzenlemesine karşı Cumhuriyet Meclisi önünde gerçekleştirilen eylemler sırasında polis müdahalesine ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, ortaya çıkan görüntülerin “kabul edilemez” olduğunu belirterek, orantısız güç kullanımına yönelik sorumlular hakkında işlem yapılması çağrısında bulundu.

“Yurttaşlara karşı kullanılan biber gazı, tazyikli su ve fiziksel müdahaleler ‘tahakkümcü bir tablo’ ortaya koydu”
Aktunç, eylemler sırasında polis memurlarının yurttaşlara yönelik müdahale biçiminin derin üzüntü ve endişe ile karşılandığı ifade ederek, eylem sırasında yurttaşlara karşı kullanılan biber gazı, tazyikli su ve fiziksel müdahalelerin kamusal otoritenin yurttaşlarla kurduğu ilişki bakımından “tahakkümcü bir tablo” ortaya koyduğunu vurguladı.
“Ölçüsüz müdahale, kamu gücünün nasıl ve hangi amaçlarla kullanıldığına ilişkin ciddi soru işaretleri doğurdu”
Gençlik Federasyonu İnsan Hakları Komisyonu Sekreteri, demokratik protesto hakkını kullanan yurttaşlara yönelik ölçüsüz müdahalenin, kamu gücünün nasıl ve hangi amaçlarla kullanıldığına ilişkin ciddi soru işaretleri doğurduğunu kaydetti.
Aktunç, uluslararası insan hakları standartlarına da dikkat çekerek, kolluk kuvvetlerinin güç kullanma yetkisinin gereklilik, orantılılık ve ölçülülük ilkeleri ile sınırlandırıldığını hatırlattı. Naz Aktunç, Meclis önünde ortaya çıkan müdahale görüntülerinin bu ilkelerin gözetilip gözetilmediği konusunda kamuoyunda ciddi endişe yarattığını da ekledi.
“Orantısız müdahalenin yaptırımsız kalması sesini duyurmaya çalışan yurttaşlara yönelik şiddetin normalleşmesi riskini taşıyor”
İnsan Hakları Komisyonu Sekreteri, orantısız müdahalenin yaptırımsız kalmasının kamusal alanda sesini duyurmaya çalışan yurttaşlara yönelik şiddetin normalleşmesi riskini taşıdığına dikkat çekerek, bunun hâlihazırda zedelenmiş olan devlet kurumlarına yönelik toplumsal güveni daha da sarsabileceğini belirtti.
Aktunç ayrıca başta gençler olmak üzere kamusal alanda söz söylemek isteyen yurttaşların demokratik katılım iradesi üzerinde caydırıcı bir etki yaratılabileceğini ifade etti.
“Yurttaşların hak ve özgürlüklerini korumak devletin yükümlülüğüdür”
Devletin temel pozitif yükümlülüklerinden birinin yurttaşların hak ve özgürlüklerini korumak olduğu belirten Aktunç, bu yükümlülüğün yalnızca ihlalleri önlemekle sınırlı olmadığını, gerçekleşen ihlallerin etkin şekilde soruşturulmasını ve gerekli yaptırımların uygulanmasını da kapsadığını vurguladı.
Bağımsız ve etkin soruşturma çağrısı
Gençlik Federasyonu İnsan Hakları Komisyonu Sekreteri, Meclis önünde yaşanan polis müdahalesinin sorumluları hakkında gerekli idari ve hukuki süreçlerin başlatılmasını, benzer olayların tekrar yaşanmaması için yapısal ve eğitsel önlemlerin alınmasını ve kolluk kuvvetlerinin insan hakları standartları çerçevesinde güç kullanımı konusunda düzenli olarak bilgilendirilmesini talep etti.
Aktunç, “Güç; halkı bastırmak için değil, halkın hak ve özgürlüklerini korumak için kullanıldığında meşrudur” diyerek açıklamasını sonlandırdı.







