0 5 min 12 saat

İstanbul‘da Bab-ı Ali (Yüksek Kapı) Toplantıları‘na katılan Kıbrıslıtürk lider Tufan Erhürman‘ın açıklamaları Kıbrıs Rum basınında “zorbaca”, “uzlaşmaz” ve “tıkayıcı” yorumlarıyla yer buldu. Erhürman’ın, Rauf Denktaş‘tan sonra bu toplantıda yer alan ikinci kişi olduğunu vurgulayarak, “işgal rejiminin eski liderinin” izinden gittiğini göstermeye özen gösterdiği belirtildi

Pimbisis: Erhürman Denktaş’ın izinden gittiğini özellikle vurguladı

Philenews yazarı Andreas Pimbisis, “Erhürman uzlaşmaz tavrından geri adım atmıyor ve Kıbrıs sorununu tıkıyor” başlıklı haberinde Tufan Erhürman’ın İstanbul’daki Bab-ı Ali Toplantısı ve NTV açıklamalarını değerlendirdi. Pimbisis, Erhürman’ın bu toplantıda Rauf Denktaş’tan sonra katılan ikinci Kıbrıslıtürk lider olduğunu vurgulayarak, Denktaş’ın çizgisini takip ettiğini göstermeye özen gösterdiğini ifade etti.

Pimbisis, Kıbrıslıtürk liderlerin, Kıbrıs sürecini ilerletmek adına taviz vermemeyi ve karşı tarafı tek taraflı talepleri kabul etmeye zorlamayı amaçladıklarını iddia ederek, bu taktiğin ilk olarak Rauf Denktaş tarafından uygulandığını vurguladı.

“Denktaş, Erhürman tarafından da aynen benimsendi”

Pimbisis, Erhürman ve Denktaş’ın ideolojik kökenlerinin birbirine zıt olmasına rağmen, bu tavrın Erhürman tarafından da aynen benimsendiğini belirtti. Erhürman’ın sosyal medyadaki paylaşımlarında Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulides’i “sorumluluk atma ve saldırganlıkla” suçladığını; ancak kendi konuşmasında, Kıbrıs Rum tarafının adadaki iktidarı ve zenginliği paylaşmak istemediğine işaret ettiğini vurguladı.

Erhürman: Fark sadece kelimelerde, anlamda değil

Pimbisis, Tufan Erhürman’ın röportajında, kendisinin de “öncüleri” gibi Ankara ile aynı çizgide olduğunu savunanları haklı çıkarmaya özen gösterdiğini ifade ederek, Erhürman’ın şu açıklamalarına işaret etti:

“İstişare ağımız giderek gelişiyor. Burada sorun yok. Önemli olan aynı kelimeleri kullanmak değil, aynı noktadan hareket etmek. Biz de aynı noktadan hareket ediyoruz.

KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman'dan müzakere açıklaması: Türkler yokmuş gibi karar alınamaz

“‘KKTC’ yok sayılamaz” 

Biz tam da bu noktada diyoruz ki, tüm adayı ilgilendiren konularda bizden de onay alınmadan yapılanlar, hukuken mümkün değil. Biz bu adadaki 2 eşit kurucu ortaktan biriyiz. Mesela güvenlik, enerji gibi konularda bizden de onay almadan Rum kesimi anlaşma yapmamalı. Özellikle şu an tartışma konusu olan ticaret yolları anlaşmaları var. Bunlar Kıbrıslırumların ada adına tek başına verebileceği bir karar değil. Bizim meselemiz ortak yetki alanı olarak tanımlanan yerlerin, fiilen gerçekleşmemesi. Biz bu konuda mücadele veriyoruz. KKTC ve Türkiye by-pass edilemez” 

“Füzenin nereye düşeceği bilinmez” 

Pimbisis, Kıbrıs Rum solunun kullandığı “İsrail, Baf’taki hava üssünü kullanıyor” söyleminin Erhürman tarafından da benimsendiğini ve bu söylemin bir korku yayma aracı olarak kullanıldığını iddia etti. Erhürman’ın, İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ile Tahran’ın İsrail’deki üslere yönelik tehditlerine işaret ederek, “Kıbrıs küçük bir yer. İran’dan bir füze gelirse, nereye düşeceği bilinmez” dediğini aktardı. 

Tehditler ve sindirme

Pimbisis, Tufan Erhürman’ın konuşmasını “bolca zorbaca” ve Kıbrıs Cumhuriyeti’ne karşı “tehditkar” olarak niteledi. Erhürman’ın, “Güney Kıbrıs, tarihsel korkusu nedeniyle Türkiye’ye karşı koyamayacak” dediğini ifade eden Pimbisis, Erhürman’ın, “Birine karşı gücünüz yetmediğinde, büyük kardeşlerinizi yardıma çağırırsınız. Esasen Rum tarafı da bunu yapmaya çalışıyor” dediğini aktardı.

Philenews

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir