Kendi geleceğimizi, ülkemizin geleceğini, kaderimizi elimize almak için;

Tam bağımsız, egemen, eşitlikçi, laik bir cumhuriyet için;

Deniz Gezmiş’in bayrağı altında toplanıyoruz.” denilen açıklamanın tamamı şöyle:

Sevgili genç kardeşler,

Zorlu bir dönemdeyiz. Milyonlarca emekçinin kaderi IMF’ye, Dünya Bankası’na, liberal politikalara terk edilmiş durumda. Ekonomik alandaki bu teslimiyet çizgisi, NATO eliyle yeni bir paylaşım savaşı kapımızın eşiğine kadar gelmişken ülkemiz için daha da kaygı vericidir. Bugün ABD, İsrail ve genel olarak Batı emperyalizminin Türkiye’de en ufak itibarı kalmamıştır. Öyleyse bunların kanlı müdahalelerinin en önemli aygıtı olan NATO’ya üyelik de Türkiye’de net bir biçimde sorgulanmalıdır. NATO emperyalist ülkelerin çıkarlarını korumak ve geliştirmek için faaliyet yürütmektedir. Türkiye’de halkın refahı ve güvenliği ise emperyalist ülkelerin çıkarları ile çelişmektedir. Bağımsız Türkiye’nin yolu bu kirli örgüt NATO’dan çıkmak ve ülkemizi işgal eden ABD üslerini def etmekten geçmektedir. Bu mesele Türkiye’nin NATO eliyle bir Dünya Savaşı’na sürüklenme riski karşısında günden güne aciliyetini artırmaktadır.

Bütün bunların yanında Türkiye’de öğrenciler, yani emekçilerin çocukları umutsuz bir geleceğe hapsedilmek istenmektedir.

Gençler için ailelerinden ayrı şehirlerde öğrencilik etmek, ihtiyaçları olan kitaplara ya da donanıma erişebilmek, kültürel-sosyal aktivitelere katılabilmek giderek imkansız hale gelmektedir. Bugün öğrencilerin insanca yaşam koşulları için mücadele etmesi kaçınılmaz hale gelmiştir.

Uygun koşullardaki konutlarda yaşayabilmek haktır.

Yurt ve yemekhanelerde sağlıklı ve yeterli beslenebilmek haktır.

Öğrenciler okurken çalışmak zorunda kalmamalı, kültürel ve sportif faaliyetlerle ilişkilenebilmelidir.

Hiçbir genç uyuşturucu baronlarının kâr hırslarına kurban edilmemelidir.

Liseli öğrenciler holdinglerin ve tarikatların emrindeki çağdışı eğitim sistemine mahkum değildir.

Örgün eğitim içinde tarikatların ve Diyanet’in tasarrufundaki ders saatleri mutlaka geri alınmalıdır.

Başta ÇEDES olmak üzere din istismarcısı vakıflarla işbirliğine dayalı protokoller kaldırılmalı, okul koridorlarındaki imam ve vaizler kovulmalıdır.

Arkasında TÜSİAD’ın bulunduğu, öğrencilerin dört gün işe bir gün okula gittikleri çocuk işçiliği yasallaştıran MESEM gibi projeler derhal iptal edilmelidir.

Bunlar hiçbir biçimde kabul edilebilir değildir!

Dostlar,

Tarihimizde köklü bir devrimci miras taşıyoruz. Bu mirasın bayrağı haline gelmiş Deniz Gezmiş’in 52. ölüm yıldönümünde “Tam Bağımsız Türkiye” şiarıyla Ankara’da Sakarya Meydanı’nda buluşuyoruz.

Kendi geleceğimizi, ülkemizin geleceğini, kaderimizi elimize almak için;

Tam bağımsız, egemen, eşitlikçi, laik bir cumhuriyet için;

Deniz Gezmiş’in bayrağı altında toplanıyoruz.

5 Mayıs Pazar günü, saat 16.00’da Deniz Gezmiş Tam Bağımsız Türkiye Buluşması için Sakarya Meydanı’nda olalım!

Related Articles

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir