Erhürman: Dahlimiz olmayan hataların bedelini ödemek istemiyoruz

Kıbrıslıtürk lider Tufan Erhürman, Kıbrıs Siyaset Πολιτική Κύπρος‘un da gündeme getirdiği ‘Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin garantörüyken hangi sıfatla ‘kktc’ye F-16 konuşlandırıyor?’ sorusuna yanıt vererek, bu adımın ‘adadaki gerçekliğe ve statüye uygun’ olduğunu savundu

Erhürman:Güney”deki hükümetin Türkiye’ye karşı denge oluşturma çabası gerçekçi değildir

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Erhürman, “Güney”deki hükümetin kurduğu askeri ittifakların ve bu konuda yapılan anlaşmaların Türkiye’ye karşı denge oluşturma çabasına yönelik olduğunu yıllardır söylediklerinin altını çizerek, bu çabanın hiçbir biçimde gerçekçi olmadığını herkesin bildiğini savundu.

Kıbrıslıtürk lider Tufan Erhürman,

Erhürman, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı “Destansı Gazap Operasyonu” ardından Türkiye’nin Kıbrıs’ın kuzeyine konuşlandırdığı F-16 savaş uçaklarını, Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis’e “çifte standart” yapmakla eleştirerek duyurmuştu. 

Kıbrıslıtürk lider Erhürman, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Türkiye’ye karşı denge oluşturma çabasının, adanın ve adada yaşayanların güvenliğini riske attığını ve bu risk adanın iki eşit kurucu ortağından biri olan Kıbrıs Türk halkının iradesi olmaksızın ortaya çıkmış olmasına karşın, Kıbrıslıtürkleri de kapsadığını ifade etti.

“Açıktır ki bu durum adadaki statüye uygun değil”

Erhürman şöyle devam etti:

“Açıktır ki bu durum, ne adadaki statüye uygundur, ne de adildir. İngiliz üslerinin varlığı ve bunlara ilişkin tartışmalar yanında, Baf’taki Andreas Papandreu Hava Üssü ve ona ilişkin anlaşmalar, bunların etkileri konusunda spekülasyona girmeyeceğim.

Kıbrıs adasının güneyinin de kuzeyinin de ana gelir kaynakları bellidir ve turizm bunların içerisinde en önde gelmektedir. Güvenliğin riske edilmesi, kaçınılmaz olarak özelde turizmi genelde ekonomiyi de riske eder.

Birkaç gündür güneydeki basında, yaşananların turizm üzerindeki olumsuz etkilerinin tartışıldığını görüyorum. Hükümet adına yapılan konuyla ilgili açıklamalarda, dış basında adanın güvensiz bir yer olarak lanse edilmesi temel kaynak olarak gösteriliyor.

Oysa an itibarıyla güneyde Birleşik Krallık yanında, Yunanistan’ın, Fransa’nın, İtalya’nın, İspanya’nın ve Hollanda’nın askeri enstrümanları var. Bunlara dair güneydeki hükümet tarafından yapılan açıklamalar, karşılama törenleri bilinmeyen şeyler değil. Bu şartlarda dış basının konuyla ilgili haberler yapması ne kadar eleştirilebilirdir emin değilim doğrusu!

Yanı başımızda, çocukların, insanların öldürüldüğü, tüm bölgeyi, hatta dünyayı riske sokan bir savaş yaşanırken ekonomi ve turizmi önceleyecek değilim elbette. Ama güneydeki basında konunun yoğun olarak tartışıldığını ve hatta hükümet tarafından Kıbrıs’ın güvenli bir yer olduğunu anlatan bir iletişim stratejisi geliştirilmesi için çalışıldığını görünce, konuya değinmek ihtiyacı hissettim.

Sevgili Niyazi Kızılyürek, bugün Yenidüzen’de yayımlanan makalesinde, Yunanistan’ın eski başbakanlarından Samaras’ın Yunan Parlamentosu’nda yaptığı bir konuşmada, ‘Eğer Annan Planı uygulansaydı, dönüşümlü başkanlık sistemi sonucunda cumhurbaşkanlığı koltuğunda bir Kıbrıslı Türk oturacaktı ve Yunanistan’ın adaya savaş gemisi ve uçak göndermesi imkansız olacaktı’ dediğinden söz ediyor.

“İçinden geçtiğimiz koşullar öğretici!”

Ne kadar ilginç! İçinden geçtiğimiz koşullar hem acı verici, hem düşündürücü, hem de tabii ki öğretici! İşin özeti şu: Bu ada küçük. Bu ada riskli bir bölgede. Biz Kıbrıs Türk halkı olarak, haksız yere görmezden gelindiğimiz, irademizin gayrimeşru biçimde yok sayıldığı koşullarda, dahlimiz olmayan hataların bedelini ödemek istemiyoruz.

Bu savaş, umar ve dilerim ki en erken zamanda bitecek. Umar ve dilerim ki daha fazla çocuğun, insanın ölmediği koşullar ortaya çıkacak. Bunlara ek olarak umar ve dilerim ki savaş bittikten sonra, bölgede kalıcı barış ve istikrarın bu adada kalıcı barış ve istikrar ile bağlantısı da herkes tarafından daha iyi anlaşılacak.

Bunlar romantik dilekler olarak okunabilir ancak tam tersine ‘gerçek’ bu. Ve gerçek, Kıbrıs Türk halkı görmezden gelinerek, eşitliği reddedilerek, iradesi yok sayılarak kalıcı barış ve istikrara ulaşılamayacağı, bu adanın güvenliğinin ve Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumların sürdürülebilir refahının sağlanamayacağıdır”

Related Posts

Genel Sekreter Murat Kanatlı, YKP adına kongreye katılacak
  • Nisan 17, 2026

Avrupa Sol Partisi’nin 8. Kongresi, kıta genelindeki sol partileri, sendikaları ve sosyal hareketleri “Geleceği Kazan” mottosuyla bugün Brüksel’de bir araya getirecek. Yeni Kıbrıs Partisi (YKP), Birleşik Kıbrıs Partisi (BKP) ve…

Continue reading
Leyen: Enerji krizine yönelik önlemler sunulacak
  • Nisan 14, 2026

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Orta Doğu‘daki çatışmanın başlamasından bu yana geçen 44 günde fosil yakıt ithalat faturasının 22 milyar euronun üzerinde arttığına dikkat çekerek, AB’nin…

Continue reading

You Missed

Ο Κανατλί θα συμμετάσχει στο συνέδριο εκπροσωπώντας το YKP

  • By Melis
  • Nisan 17, 2026
  • 156 views
Ο Κανατλί θα συμμετάσχει στο συνέδριο εκπροσωπώντας το YKP

Genel Sekreter Murat Kanatlı, YKP adına kongreye katılacak

  • By Melis
  • Nisan 17, 2026
  • 158 views
Genel Sekreter Murat Kanatlı, YKP adına kongreye katılacak

Λάιεν: Θα συζητηθούν μέτρα για την ενεργειακή κρίση

  • By Melis
  • Nisan 14, 2026
  • 162 views
Λάιεν: Θα συζητηθούν μέτρα για την ενεργειακή κρίση

Leyen: Enerji krizine yönelik önlemler sunulacak

  • By Melis
  • Nisan 14, 2026
  • 121 views
Leyen: Enerji krizine yönelik önlemler sunulacak

Fidan ve Kallas telefonla görüştüler Επικοινώνησαν τηλεφωνικά Φιντάν και Κάλλας 

  • By Melis
  • Nisan 10, 2026
  • 379 views
Fidan ve Kallas telefonla görüştüler Επικοινώνησαν τηλεφωνικά Φιντάν και Κάλλας 

Επαμεινώνδας: Το επόμενο βήμα θα είναι η αίτηση για συνάντηση με τους ηγέτες των κοινοτήτων

  • By Melis
  • Nisan 10, 2026
  • 314 views
Επαμεινώνδας: Το επόμενο βήμα θα είναι η αίτηση για συνάντηση με τους ηγέτες των κοινοτήτων